 Harika Forumcu

Kayıt: 14.07.2011 Konular: 63 Mesajlar: 9
 OFFLINE | BAĞIŞIKLIK SİSTEM ORGANLARI
1. Primer lenfoid organlar: İmmün sistem hücrelerinin, kök hücrelerden itibaren erginleşme sürecini
geçirdikleri bölgelerdir.
Kemik iliği: B lenfositlerin ve miyeloid seri hücrelerinin olgunlaşma yeridir.
Timus: T lenfositlerin olgunlaşma bölgesidir. Antikor sentezi yapılmayan tek lenfoid organdır.
2. Sekonder lenfoid organlar: Olgun ve göreve hazır hale gelmiş immünositlerin görev bekleme
bölgeleridir. Burada organizmaya yabancı antijenler işlemden geçirilir, bunlara özgül antikorlar üretilir.
Dalak: Kandaki antijenlerin işlem bölgesidir.
Lenf düğümleri
MALT (mukoza ile ilişkili, kapsülsüz lenfoid dokular): Birçok lenf follikülünden oluşan MALT’ın dalak ve
lenf düğümlerinden önemli iki farkı vardır. Öncelikle dalak ve lenf düğümleri kapsüllüdür, MALT
kapsülsüzdür. Diğer fark ise MALT’ın, sentezlediği salgısal IgA ile yabancı antijenlerin mukozadan
girişini önlemesidir. Diğer lenfatikler ise organizmaya bir şekilde girmiş olan antijenlerin işlem
bölgesidir. Başlıcaları:
GALT (Gut-barsak-associated LT)
BALT (Bronchus associated LT)
Ürogenital MALT
Organizma için yabancı (immünojen) bir antijen, istirahat halindeki primer folliküllerce tutulur. Bu folliküller
artık bu antijene özgül hale geldiklerinden, bunlara sekonder follikül adı verilir. Sekonder folliküllerde,
antijen sunan hücrelerce işlemden geçirilen antijenler CD4+ T lenfositlere sunulur. Bunların salgıladığı
sitokinlerle uyarılan B lenfositler follikülden beyaz pulpaya (periarteriolar lymphoid sheath, PALS) geçip
marginal zona ulaşırlar ve plazmositlere farklılaşarak antikor sentezi yaparlar. Kırmızı pulpa ise eski eritrosit
ve trombositleri tutup temizleyen makrofajların bölgesidir.
Bir süzgeç gibi çalışan lenf düğümleri, cilt ve iç örtülerdeki antijenlerin işlem bölgesidir.
Lenf düğümlerinin medullasında plazmosit, B, T lenfositler ve fagositik makrofajlar bulunur. Bu bölge,
dalağın zona marginalis'i gibi, antikor sentezinin yapıldığı plazmosit bölgesidir.
İMMÜNİTE
İmmünitenin sürdürülmesinde farklı fiziksel ve fonksiyonel özelliklere sahip hücreler rol alır. Bunların etkinliği
sonucunda sitokinler ve antikorlar salgılanır. Bunların yanı sıra, gelişen olaylara yardımcı ya da dengeleyici
mekanizmalar da çalışır. Tüm amacı konağının yaşamını sorunsuzca sürdürmek olan insan immünitesi, iki
ana koldan görev yapar:
1. Doğal immünite: İnfeksiyon gelişiminden itibaren ilk dakika ve saatler içinde görev alır. Bu yanıtta rol
oynayan hücre ve mekanizmalar şunlardır;
a) Makrofajlar,
b) Nötrofiller,
c) Doğal öldürücü (NK) hücreler,
d) Komplemanın alternatif ve lektin yolları.
2. Kazanılmış (spesifik) immünite: İlk günler atlatıldıktan sonra, infeksiyon gelişiminden en erken 96 saat
sonra başlayan olaylar zinciridir. Doğal immüniteye göre çok daha güçlü ve antijene özgüdür.
a) Hücresel immünite: Helper ve sitotoksik T lenfositler.
b) Hümoral immünite: B lenfositler ve plazma hücreleri.
c) Klasik kompleman aktivasyonu: Özgül antikor sentezi gerçekleştikten sonra görev alır.
SİTOKİNLER VE ÖNEMLİ ÖZELLİKLERİ
Sitokinler, immün sistemde rol alan bazı hücrelerce salgılanan küçük, protein yapısındaki moleküllerdir.
İmmünitenin zamanında, doğru yönde, yeterince uyarılmasına, düzenlenmesine aracılık ederler. Kan
hücrelerinin erginleşme sürecinde (hematopoezde) de görev alırlar.
Sitokin, genel bir ifadedir. Lenfositlerce üretilenlere lenfokin, monositlerce üretilenlere monokin, kemotaktik
etkinliği olanlara kemokin, bir tip lökosit tarafından yapılıp başka tipteki lökositleri hedefleyenlere ise
interlökin adı verilmiştir. Otokrin, parakrin ve endokrin etkinliğe sahip olabilirler. Çok farklı hücrelerce
üretilebilmekle birlikte, çoğunluğunun ana kaynağı CD4 + T lenfositler ve makrofajlardır.
Sitokinler, hedef hücrelerdeki kendilerine özgü reseptörleri uyarırlar. Örneğin; TNF- α için makrofaj ve B
lenfositlerdeki CD40 ve Fas, IL-8 için CXCR kemokin reseptörleri, MIP-1 α ve β için ise CCR kemokin
reseptörleri, bunlara özgü reseptörlerdir. İNTRAUTERİN HEMATOPOEZ
İntrauterin hematopoez üç evreden ibarettir:
1. Prehepatik evre: İlk kan hücreleri (hemositoblastlar) intrauterin yaşamın 3. haftasında vitellus kesesinde
gelişmeye başlar. Bu dönemde bunlardan lökosit veya trombositler değil, primitif eritroid seri kök hücreleri
farklılaşır.
2. Hepato-spleno-timik evre: İntrauterin yaşamın 8. haftasından itibaren hemopoetik kök hücreler vitellus
kesesinden karaciğer, dalak ve timusa göç ederler. Kompleman aktivasyonu da aynı zamanda başlayan
ilk immün mekanizmadır. Bu evrede hemositoblastlardan eritrositin yanında lökosit ve trombositler de
farklılaşabilmektedir. Karaciğer ve dalağın hemopoetik aktivitesi 5. aydan sonra zayıflamaya başlar ve
doğum sonrasında yerini kemik iliği alır. Doğumdan itibaren ise karaciğer dalak sadece kemik iliği görev
yapamadığı zamanlarda eski görevini üstlenir.
3. Medüllolenfatik evre: Kemik iliği, intrauterin yaşamın 3. ayından itibaren gelişmeye başlar. Hemopoetik
aktiviteye başlayan ilk kemik klavikuladır. İntrauterin 5. ayda medüller hemopoez başlar, normal
koşullarda doğumdan itibaren bu görevi sadece kemik iliği yürütür. İntrauterin yaşamın 6.ayında antikor
sentezi de başlar; sentezlenen ilk antikor IgM’dir.
BAĞIŞIK YANIT HÜCRELERİ
BAĞIŞIK YANIT HÜCRELERİNİN OLGUNLAŞMA SÜRECİ
Bağışık yanıt hücreleri, kemik iliğindeki kök hücrelerden (pluripotent kök hücre) kaynak alır. Pluripotent kök
hücreler, primer lenfoid organlarda farklılaşırlar ve unipotent kök hücreleri (UPKH) oluştururlar. Bunlar,
yönelimi belirli hücrelerdir; ya miyeloid, ya da lenfoid seriye olgunlaşırlar. IL-3 hem miyeloid hem de lenfoid
seri olgunlaşmasına etkilidir. Ayrıca, B lenfosit farklılaşması üzerine, IL-6’nın da etkinliği vardır.
B LENFOSİT OLGUNLAŞMA SÜRECİ
Kemik iliği, B lenfositler için primer ve sekonder lenfoid
organdır. Kemik iliğindeki Lenfoid UPKH’ler, terminal
deoksinükleotidil transferaz enzimi (Tdt) ve CD10
molekülü bulunan hücrelerdir. Lenfoid UPKH’lerden öncü
B hücre gelişir. B lenfosit yüzeyindeki IgM, bilinen
yapısının aksine monomeriktir. Yüzeye IgD de sunulunca
olgun (matür) B lenfosit gelişmiş olur.
T LENFOSİT OLGUNLAŞMA SÜRECİ
T lenfosit için primer lenfoid organ timustur. Kemik iliğinden timus korteksine, T lenfosit olmak üzere ulaşan
lenfoid UPKH’lerde Tdt pozitif; CD3, CD4, CD8 yüzey reseptörleri ve T hücre reseptörleri (TCR, THR)
negatiftir (CD4– CD8– TCR–). Erginleşinceye kadar timusta (üniversitede) çok önemli iki sınav yaşarlar:
1. Giriş sınavı: İlk sınav timik subkortikal epitelyal hücrelerde yapılır. CD4+ CD8+ TCR+ timositlerin,
epitelyal hücrelerdeki her iki sınıftan MHC molekülleri ile bağlanıp bağlanamadıkları kontrol edilir. MHC
class I-CD8 ve MHC class II-CD4 uyumluluğu göstermeyen, yani uygun şekilde bağlanamayan hücreler
öldürülür (pozitif seçim).
2. Mezuniyet sınavı: İlk sınavdan geçmiş olan timositler, medullaya göçleri sırasında, bölgedeki
interdigitating hücreler tarafından ikinci bir sınavdan geçirilirler. Burada, aday T lenfositlerin, konağın
kendi protein antijenlerini tanıyıp tanımadıkları sorgulanır. Konak antijenlerine karşı reseptör bulunduran,
yani onlara karşı bağışık tepkimeye girebilme tehlikesini taşıyan hatalı T lenfositler programlı olarak,
apopitoz ile öldürülürler (klonal silme, negatif seçim).
Bu aşamaya kadar, olgunlaşma süreci yaşayan T lenfositlerin %99 gibi çok büyük bir kısmı kaybedilmiş olur.
T lenfositlerin timustaki olgunlaşmasında; timulin, timozin ve timopoietin gibi hormonlar etkilidir. Timus,
antikor sentezlenmeyen tek lenfoid organdır.
BAĞIŞIK YANIT HÜCRELERİNİN ÖZELLİKLERİ
1. Lenfoid seri hücreleri: T ve B lenfositler, NK hücreler.
2. Miyeloid seri hücreleri:
a) Granülositler: Nötrofiller, eozinofiller, bazofiller, mast hücreleri.
b) Monositler ve bunların dokuya geçmiş şekilleri (makrofajlar), diğer antijen sunan hücreler (APC).
c) Eritrosit ve trombositler.
LENFOSİTLER
• T lenfositler: Helper (CD4+) ve sitotoksik T lenfosit (CD8+) alt grupları vardır. Bunların tümü CD2 (Trozet),
CD3, CD5 ve CD7 reseptörleri bulundururlar. Hücresel immünitenin temel elemanlarıdır. Tümünde
de TCR-CD3 (T hücre reseptörü-CD3) kompleksi bulunur. CD3 molekülü, en az beş parçadan oluşan bir
transmembran proteinidir. TCR’nin, sunulmuş olan bir antijen ile temas ettiğini hücre içine sinyal iletisi ile
bildirir.
CD4+ T lenfositler: Kendilerine sunulan antijenlerin türüne göre iki alt gruptan birine farklılaşırlar:
Sunulan antijen; Mycobacterium tuberculosis, Listeria monocytogenes, Histoplasma capsulatum
gibi intrasellüler patojenlere ait ise, istirahat halindeki (naive) CD4+ T lenfositler (TH0),
makrofajlardan salınan IL-12 ile TH1’e dönüşürler. TH1 lenfositler; IL-2 ve IFN-γ salgılayarak; başta
makrofaj aktivasyonu, tip IV aşırı duyarlılık reaksiyonu ve CD8+ T lenfositlerin sitotoksik aktivite
95
kazanmaları olmak üzere, hücresel immüniteyi kamçılarlar (IL-12–IFN-γ aksı). Diğer yandan IFN-
γ, hümoral immünitenin temel hücreleri olan TH2 lenfositlerin proliferasyonunu önler.
Streptococcus pneumoniae gibi bakteriler ya da bazı parazitler gibi ektrasellüler olarak serbestçe
yaşayan canlılara ve allerjenlere ait bir uyarı durumunda ise, TH0 lenfositler, TH2 alt gruplarına
farklılaşırlar. TH2 lenfositler; IL-4, IL-5, IL-6 ve IL-10 salgılarlar. IL-10, TH1 lenfositlerin IFN-γ
salgılamasını engelleyerek makrofaj aktivasyonunu inhibe eden antiinflamatuvar bir sitokindir.
Benzer şekilde, IL-4 de antikor sentezini uyararak hümoral immüniteyi aktive eden diğer bir
antiinflamatuvar sitokindir. IL-6 ise B lenfosit farklılaşmasını uyaran güçlü bir sinyal özelliğindedir.
Bu şekilde olay, hümoral immüniteye emanet edilmiş olur. Anlaşılacağı gibi, bu iki alt grup birbiri
tersine işlev görür.
CD8+ T lenfositler: Yabancı bir antijen sunmuş çekirdekli bir insan hücresinin öldürülmesi eylemini
gerçekleştirirler. Bu olay; virüs ile infekte hücrelerin ve tümör hücrelerinin öldürülmesinde ve ayrıca
doku reddinde oldukça önemlidir. Bu etkinliklerin yerine getirilebilmesi için CD8+ T lenfositler, önce IL-
2 ve IFN-γ ile sitotoksik (effektör, CTL) hale getirilirler. NK hücrelerde de aynı olan hücre
öldürücülüğü üç şekildedir:
Perforinlerle hedef hücre sitoplazmik membranında delikler açarak bütünlüğünü bozarlar.
Granzimlerle kaspaz yolunun aktivasyonuna ve apopitoza neden olurlar.
Fas ligandları (FasL, CD95L) ile hedef hücre yüzeyindeki Fas (CD95) moleküllerine bağlanırlar.
Kaspaz yolunun aktivasyonu sonucunda apopitoz ile hücrelerin ölümüne neden olurlar.
• B lenfositler: Yüzeylerinde immünglobülinler bulunur. Gerekli erginliğe ulaşmamış, antikor üretimi
yapamayanlarda sadece IgM, herhangi bir antijene karşı antikor üretebilecek erginliğe ulaşanların
yüzeyinde ise hem IgM hem de IgD bulunur. Bir B lenfosit yüzeyinde IgD bulunuyorsa, o B lenfosit
plazmosite farklılaşmaya ve antikor salgılamaya hazırdır
• Doğal öldürücü (NK) hücreler: Geniş sitoplazmalı, granüllü lenfositlerdir (LGL). Timusta olgunlaşma
süreci yaşamazlar. Antijene spesifik değildirler. CD8+ T lenfositlerin aksine, öldürücülüklerinde bir aracı
olarak MHC moleküllerini kullanmazlar. MHC moleküllerini, sadece hücre içinde patolojik bir süreç olup
olmadığını anlamak için kullanırlar. |