Sayfa 1 / 1
TBMM’NİN GÜÇLER BİRLİĞİ İLKESİ
27.04.2011 05:40

Administrator
Gelişen Forumcu


Kayıt: 22.04.2011
Konular: 14
Mesajlar: 0
OFFLINE
Yasama, yürütme ve yargı erkleri mecliste toplanmıştır.

=> Yasama: Kanun yapma yetkisi meclise ait.
=> Yürütme: Meclis hükümeti sistemi.
=> Yargı: İstiklal mahkemeleri sistemi.

Meclis hükümeti sistemi:

>>      Mustafa Kemal Paşa’nın 25 Nisan 1920’de verdiği kanun teklifi 2 Mayıs 1920’de kanunlaşmıştır.
>>     Bu kanuna göre bakanları belirleme yetkisi meclise verilmiştir. Bakanlar doğrudan meclis tarafından seçilir. Bakanları azletme (görevden alma) yetkisi de yalnızca meclise aittir.
>>     Hükümetin mecliste ayrı bir çalışma programı yoktur. Bakanların (vekillerin) çalışma programları bulunur. Bu programlar da mecliste ilgili komisyonlarca hazırlanır.
>>     Hükümetin başbakanı yoktur. Meclis başkanı hükümetin doğal başkanıdır, toplantılara katılabilir. Ancak hükümet üyelerini belirleme yetkisi yoktur.

Kabine sistemi:
>>     Halk seçimlerle devlet başkanını belirler. Devlet başkanı başbakanı, başbakan bakanları belirleyip oluşturulan hükümet meclis güvenoyuna sunulur. Güvenoyu alan hükümet yürütmeyi alır.

TBMM ilk açıldığında devlet başkanı olarak padişah görülüyordu. Zira meclisin açılma sebebi ise saltanatı ve hilafeti esaret altından kurtarmaktı. Ancak padişah TBMM’yi hainler grubu olarak görüyordu. Nitekim padişah hükümet görevini Ali Rıza Paşa’dan sonra Damat Ferit Paşa’ya tekrar vermişti.

Bunların üzerine Mustafa Kemal Paşa devlet başkanı olmayan meclis sistemini önermiştir. Padişahın yerine bir vekil devlet başkanı olsun görüşü dile getirilse de kabul görmez M. Kemal Paşa’nın görüşü mecliste egemen olur.

Kısacası meclis, devlet başkanlığı belirsizliğinden dolayı bu sisteme geçmiştir. Bu sistem 29 Ekim 1923’te cumhuriyetin ilanına kadar sürmüştür.

İstiklal mahkemeleri:

29 Nisan 1920’de çıkarılan hıyaneti vataniye kanununa göre TBMM’nin otoritesine karşı gelmek ve Türkiye’ye karşı casusluk yapmak vatana ihanet suçudur. Bu suçun tek bir cezası idamdır. Ancak yargılamanın yavaş çalışması sebebiyle bu kanun yeterince caydırıcı olmamıştır.

11 Eylül 1920’de özellikle asker kaçaklarını ilgilendiren firariler kanunu çıkarılmıştır. Bu kanun askerden kaçanların ihaneti vataniye kapsamında idam ile cezalandırılmasını kapsar. Bu kanun ile askerden kaçmaları yavaşlatmak amacıyla istiklal mahkemeleri kurulur.

Bu mahkemelerin üyeleri meclis tarafından seçilen milletvekilleridir. TBMM adına yargı yapılır. Verilen mahkeme karaları kesindir, temyize kapalıdır (üst mahkeme yoktur). Cezalar derhal infaz edilir. Bu mahkemeler seyyardır (gezicidir). Bir olay çıktığında meclis tarafından görevlendirilip olay yerine intikal ederler. İstiklal mahkemelerinin belli bir bölgesi de yoktur. Görev verilen her tarafa giderler.

Bu mahkemelerde 50 bin kadar yargılama olmuş, 2 bin kadar da idam cezası verilmiştir. Bu mahkemelerde yargılananların yaklaşık %95’i ya beraat etmiş ya da hafif ceza almışlardır (falaka cezası gibi).
Alıntıla   
Sayfa 1 / 1
Login with Facebook to post
Önizleme