Sayfa 1 / 1
ÖĞRENMEYİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER
01.05.2011 09:31

Administrator
Gelişen Forumcu


Kayıt: 22.04.2011
Konular: 14
Mesajlar: 0
OFFLINE
ÖĞRENMEYİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER

Öğrenme ortamında bulunan ve öğrenmeyi etkileyen faktörler;
=>     Öğrenen,
=>     Öğrenme malzemesi,
=>     Öğrenme stratejisi,
=>     Öğreten,
=>     Öğrenme ortamıdır.

ÖĞRENENLE İLGİLİ FAKTÖRLER

•     Yaş: Birey bazı öğrenmeleri belirli bir yaşa ulaşınca edinecektir. Yaşamın ilk yıllarında refleksler ile hareket ederken, olgunlaşma ve büyümenin etkisiyle bazı olayları yapacak hazırbulunuşluğa ulaşır. Örneğin bir çocuğun düzenli kalem tutabilmesi için 4-6 yaş arasında olması gerekir.

Yaş
Baba çocuğuna “Oğlum, Atatürk senin yaşındayken sınıfının birincisiydi.” demiş. Çocuk babasına dönerek “Babacığım, senin yaşındayken de Atatürk Cumhurbaşkanı idi.” demiş.

Bu fıkrada belli donanımlara sahip olmak için belli yaşlarda olmak gerektiği vurgulanmıştır. Bazı durumlarda öğrenmenin gerçekleşebilmesi için belirli bir yaşa erişmek gerekir.

•     Zekâ: Öğrenme hızı, kişinin zekâ durumuyla yakından ve doğrudan doğruya ilişkilidir.

•     Türe Özgü Hazırbulunuşluk: Bir organizmanın kendisine öğretilebilecek davranışı öğrenebilmesi için gerekli biyolojik donanıma sahip olmasıdır. Örneğin penguenin yürüyebilmesi, balinanın yürüyememesi türe özgü hazırbulunuşluktur.

Uçan Laz
Lazın biri, arkadaşıyla iddiaya girmiş. Demiş ki: “Ula uşağım! Kaz uçar da, Laz uçamaz mı? Ha ben bu minarenin tepesinden uçacağım.  Arkadaşı itiraz etmiş: “Ula Temel! Uçamazsın. Sen kaz mısın?”

Neyse Temel çıkmış minarenin tepesine. Aşağısı bir kalabalık, bir kalabalık… Temel atlamış aşağıya. Bakmışlar ki kurşun gibi iniyor. Hemen başına toplanmışlar. Arkadaşı gelmiş: “Ula Temel! Hani uçacaktın? Armut gibin indin aşağı?” demiş.

Temel şöyle bir doğrulmuş ve: “Uçmasına uçtum; ama konmasını beceremedim.” Demiş.

Bu fıkrada da görüldüğü gibi Laz uçamaz. Çünkü uçmak için gerekli biyolojik donanıma yani kanatlara sahip değildir.

Lazın uçamaması = Türe özgü hazırbulunuşluğun olmaması

Kazın uçabilmesi = Türe özgü hazırbulunuşluğun olması


Soru:
Ayşe, okulda düzenlenen en iyi hayvan eğiticisi yarışmasına katılmıştır. Yarışma için de bir kedi ve bir maymundan yararlanmıştır. Maymun bu beceriyi kısa sürede kazanmıştır. Ancak birçok deneme yapılmasına rağmen kediye org çalması öğretilememiş, bu beceriyi kazanamamıştır. Maymun ve kedi arasında görülen bu farklılığın sebebi aşağıdakilerden hangisidir?
A)     Zekâ
B)     Yaşantı
C)     Türe göre hazırbulunuşluk
D)     Hazırbulunuşluk
E)     Güdülenme

Cevap için aşağıdaki parantezlerin arasını mouse ile işaretleyin.
( Cevap C  )


•     Genel Uyarılmışlık Hali Ve Kaygı: Bireyin dışarıdan gelen uyarıları alma (fark etme) derecesine uyarılmışlık hali denir. Öğrenmede uyarılmışlık halinin düşük ya da yüksek olması sıkıntılara neden olur. Uyarılmışlık düzeyinin orta halde olması gerekmektedir.  Çok düşük ya da yüksek kaygı öğrenme oranını düşürürken; orta düzeydeki kaygı öğrenmeyi artırır. B,r öğrencinin dersi dinlerken ya da ders çalışırken düzgün oturması, istekli olması., karnının aç olmaması ve yorgun olmaması gibi durumlar genel uyarılmışlık hali ile yakından ilgilidir. “Canım ders çalışmak istemiyor” diyen ya da kantinde veya yatakta ders çalışmak isteyen bir öğrencinin uyarılmışlık hali düşüktür.

Ayşe’nin Sınav Kaygısı
Ayşe’nin iki gün sonra fizik dersinden sınavı vardı. İlk sınav notu düşük olduğu için bu sınavdan iyi not alması, iyi not alabilmesi için de çok ders çalışması gerekiyordu. Geceleri uykusunun açılması için de sürekli kahve içiyordu. Sınava sadece iki gün kalmıştı. Bu yüzden biraz daha sabretmesi gerektiğini düşünüyordu. İki gün sonra gireceği sınav sürekli rüyalarına giriyordu.

Derken sınav günü geldi. Geceleri ders çalışmaya alışan Ayşe’nin gece boyunca bir türlü uykusu gelmedi. Yatağa yattı ama kaygıdan uyuyamadı. Sabah oldu kaygısı daha da arttı. Ayşe çok çalışmasına rağmen bu sınavda başarısız oldu.

Burada Ayşe’nin sınava çalışmak için genel uyarılmışlık hali oldukça yüksekti. Bu yüzden sınava çok çalıştı fakat sınava çalışırken kaygısı arttı. Buna bağlı olarak da sınavda başarısız oldu.

•     Fizyolojik Durum: Öğrenme için kişinin sağlıklı olması gerekir. Kişinin bir yeri ağrıyorsa ya da duygusal bir sıkıntısı varsa öğrenme güçleşir.

•     Güdülenme: Güdü, organizmayı harekete geçiren güçtür. Açlık, susuzluk gibi fizyolojik kökenli güdülere dürtü denir. Bilmek, başarmak gibi insani dürtülere ise ihtiyaç denir. Güdüler organizma içindeki bir ihtiyaçtan doğar ve bu ihtiyaçların giderilmesi için organizmayı harekete geçirir.  Güdüler ikiye ayrılır. Davranışı yönlendiren güdüler ve davranışa kaynaklık yapan güdüler.

===>     Davranışı Yönlendiren Güdüler

-------------->     Birincil Güdüler: Bu tür güdüler doğuştan gelir. Bunlar organizmanın yaşamını sürdürmesi için gerekli olan güdülerdir. Örneğin; fizyolojik ihtiyaçlardan olan açlık giderme güdüsü, susuzluk giderme güdüsü.

-------------->     İkincil Güdüler: Bu tür güdüler yaşamsal önem taşımayan fakat bireyi davranışa iten güdülerdir. Örneğin; başarı güdüsü, sevme sevilme güdüsü.

===>     Davranışa Kaynaklık Yapan Güdüler

-------------->     İçten Güdülenme: Bireyin yapacağı davranış için, bir başka kişinin onu harekete geçirmesini, cesaretlendirmesini beklemeksizin; kendi kendine harekete geçmesidir. İçten güdülenen bireyler genellikle başarılarını ya da başarısızlıklarını iç faktörlere yükleme eğilimindedirler yani içsel yükleme yapmaktadırlar. İçsel faktörler arasında kişilik özelikleri, güdüler, heyecanlar, tutumlar, yetenekler yer alabilir.

-------------->     Dıştan Güdülenme: Bireyin harekete geçmek için başka bireylerin kendisini güdülemesini, cesaretlendirmesini beklediği durumlardır. Dıştan güdülenen bireyler genellikle başarılarını ya da başarısızlıklarını dış faktörlere yükleme eğilimindedirler yani dışsal yükleme yapmaktadırlar. Dışsal yüklemlerde, nedensel sorumluluk, bireyin dışında, onu saran çevrede, etkileşimde olduğu diğer bireylerde, davranışlarının sonucunda alacağı ödül ya da cezalarda olabilir.

Yavru Aslan
Yavru bir aslanın doğumundan itibaren anne aslan tarafından üzerine titrediğini biliriz. Onun için avlanır ve yiyeceğini yavrusuyla paylaşır, onu kollar. Yavru aslan artık kendini kanıtlayacak kadar büyüdüğünde anne aslan onu yalnız bırakır. Kendi ayakları üzerinde durmasını sağlamak için onu içgüdüleriyle baş başa bırakır. Yavru aslan açlığını hissettiğinde önceden bir oyun olarak gördüğü avlanmayı ve ceylan sürüsünü artık potansiyel yiyecek olarak görür. Fizyolojik ihtiyacı olan açlığı gidermek için de avlanma yoluna gider.

Bu davranışı yönlendiren birincil güdülenmeye iyi bir örnektir. Aslan yaşamını sürdürmek için açlık güdüsünü avlanma ile gideriyor.

Kaplumbağalar
Su kaplumbağaları belli dönemlerde yumurtalarını karaya çıkararak kumların arasına bırakır. Bir süre sonra yavru kaplumbağalar yumurtalarından çıkar. Yavru kaplumbağalar karada dünyaya gelmiş olmalarına rağmen yumurtadan çıkar çıkmaz denize gider

Bu, birincil güdülenmeye örnektir, çünkü birinci güdüler doğuştan gelir.

En Sevilen Öğrenci Olmak          
Aslı çok çalışkan bir öğrenciydi. Derslerinde çok başarılı, arkadaşları ve öğretmenleri tarafından sevilen birisiydi. Sınıfın en sevilen öğrencisi olmasına rağmen öğretmeni tarafından daha çok sevilmek ve ilgiye boğulmak istiyordu. Öğretmeninin daha çok ilgisini kazanabilmek için zamanında yaptığı ödevlerinin üstüne daha da bir titrer, derslerine daha da bir özenir oldu. Öğretmeninin örnek tavırları ve tutumu Aslı’yı çok iyi bir şekilde güdülemiş, sevme ve sevilme güdüsü sayesinde aslı sadece sınıfın değil okulun da birincisi olmuştu.

Bu hikâye de ikincil güdülemeye örnektir. Aslı’nın öğretmeninin davranışı ve tutumu ile sevme sevilme güdüsü yüksek olmuştur.

Melek Öğretmen     
Melek öğretmen her zamanki gibi yine neşe içinde yola çıktı. Yolda tek düşündüğü şey öğrencileriydi. Onları düşünürken “İyi ki öğretmen olmuşum” demekten kendini alamadı.

Neşe öğretmenin günü, bütün öğrencilerinin neşe içinde “Günaydııınnnnn!” demesiyle aydınlanıyordu. Bugün de öyle oldu.

Melek öğretmen bütün öğrencilerini tanıyor, hepsinin farklılıklarını biliyor, derslerini ona göre işliyor ve onların hepsini ayrı ayrı seviyordu. Mesela arka sırada oturan Murat, çok hırslı ve inatçıydı. Yapmak istediği şeyi mutlaka yapardı. “Ben bunu yapmalıyım” demesi yeterliydi. Ön sırada oturan Nazlı, ismi gibi biraz nazlıydı ama çok zeki bir kızdı. Onun da yapamayacağı şey yoktu. Sadece birisinin ona bunu yapabileceğini söylemesi gerekliydi.

Melek Öğretmenin bugün Beden Eğitimi dersindeki konusu basketboldu. Dersteki üçüncü haftalarıydı. Derse başlamadan önce Hidayet Türkoğlu’nun resimlerini gösterdi. Sınıfa bu basketbolcuyu tanıyıp tanımadıklarını sordu. Daha sonra Melek Öğretmen, onun başarılarından bahsetti. Murat hemen atıldı “Ben yapabilirim” diye. Ve gerçekten de bu haftaki derslerinde ilk denemede basket attı. Nazlı ise önceki haftaların etkisiyle “Benim boyum kısa, ben atamam” dedi. Melek Öğretmen “Hidayet Türkoğlu’nun da boyu kısaymış senin yaşındayken ama o ben hiç atamam dememiş. Ben sana inanıyorum yapabilirsin.” dedi. Nazlı ilk atışta değil ama ikinci atışta basket attı.

Bu hikâyede;
=> Murat, yapacağı davranış için başka birinin onu harekete geçirmesini beklemeden kendi kendine harekete geçiyor. Bu içten güdülenmedir.
=> Nazlı ise yapacağı davranış için başka birinin kendisini güdülemesini, cesaretlendirmesini beklemektedir. Bu da dıştan güdülenmedir.


Soru:
Başarı güdülenmesi ve içten güdülenmesi düşük olan bir öğrencide aşağıdaki durumların hangisi gözlenir?

A)     Karşılaştığı güçlüklerden yılmama
B)     Başarısız olduğu süreçleri iyi değerlendirme
C)     Dışsal etkenlere yükleme yapma
D)     Başaramadığı konuları araştırma
E)     Sorunların üstüne gitme ve onları çözme

Cevap için aşağıdaki parantezlerin arasını mouse ile işaretleyin.
( Cevap C  )


•     Aktarım (Transfer): Önceki öğrenmelerin yeni öğrenmeleri etkilemesidir. Bir konudaki öğrenmenin başka konulardaki öğrenmeleri olumlu  ve olumsuz yönde etkilemesi söz konusudur. Aktarma ikiye ayrılır;

===>     Olumlu Aktarma (Transfer): Önceki öğrenmelerin daha sonraki öğrenmeleri desteklemesi ve kolaylaştımasıdır. İkiye ayrılır;

-------------->     İleriye Olumlu Tranfer (İleriyi Destekleme):
Önceki öğrenmenin sonraki öğrenmeyi kolaylaştırması ve hızlandırmasıdır. Örneğin; bisiklet sürmeyi bilen birey, motorsiklet sürmeyi daha kolay öğrenir.

-------------->     Geriye Olumlu Transfer (Geriye Destekleme): Sonraki öğrenmenin önceki öğrenmeyi daha ustaca ve etkili yapmayı sağlamasıdır. Örneğin; toplama-çıkarma bilen bir öğrenci çarpma-bölmeyi öğreniyorsa ve bunun sonucunda toplama-çıkarmayı daha iyi yapabiliyorsa bu geriye etkin kolaylaştırmadır.

===>     Olumsuz Aktarma (Transfer): Önceki öğrenmelerin daha sonraki öğrenmeleri zorlaştırması durumudur. İkiye ayrılır; ileriye ket vurma ve geriye ket vurma.
Ket Vurma: Öğrenilmiş bir metaryelin hatırlanması sürecinde oluşan engelleyici ve bozucu etkidir.

-------------->     İleriye Ket Vurma (Engelleme – Bozma – Unutma): Önceki öğrenmenin yeni öğrenmeyi karıştırması ve zorlaştırmasıdır. Örmeğin; bir öğrencinin sürekli olarak bir yıl önceki müsamerede okuduğu şiiri hatırlaması bu yılki müsamerede okuyacağı şiiri öğrenmede güçlük çekmesi ileriye ket vurmaya örnektir.

-------------->     Geriye Ket Vurma (Engelleme – Unutma – Bozma): Yeni öğenmenin önceki öğrenmeyi karıştırması ve zorlaştırmasıdır. Örneğin bir tiyatro oyuncusu, birkaç yıl önce oynadığı bir oyunda tekrar rol almıştır. Ama aklına sürekli olarak aradan geçen yıllarda oynadığı oyunlar geldiği için, rolünün sözlerini ezberlemekte güçlük çekmesi geriye ket vurmaya örnektir.


Aslı ile Nazlı
Aslı ile Nazlı ikizlerdi. Doğdukları günden itibaren birçok ortak özellikleri vardı. Birbirlerine fiziksel olarak çok benziyorlardı. Daha sonraki dönemlerde de kıyafetleri, saç kesim tipleri, oyuncakları aynı olmuştu. Ancak öğrenme konusunda farklılıkları vardı.

Örneğin; ikisi de bir önceki yıl gitar kursuna gitmişlerdi, bu yıl da saz kursuna gidiyorlardı. Ancak, Aslı gitar kursunda daha başarılıydı. Nazlı ise gitar çalmayı öğrenirken zorlanmış ve hatalı öğrenmeler de edinmişti. Aslı’nın müziğe olan ilgisinden dolayı ve gitarı öğrenmiş olmanın motivasyonu ile saz kursuna başlama isteği Nazlı’yı etkilemişti. Nazlı da Aslı ile saz kursuna başlamak istiyordu. Aile ikisini de kırmak istemediğinden ikisini de saz kursuna gönderme kararı aldı.

Aslı saz kursunda gitar konusunda öğrendiği doğru edinimler sayesinde kolaylıkla ilerliyordu. Nazlı, gitar kursunda sonuca ulaşmadan ve hatalarını düzeltmeden saz kursuna başlamıştı. Dolayısıyla saz kursunda kolaylıkla öğrenemiyor, başarılı olamıyordu.

Bu hikayede;
=> Aslı’nın gitar çalmayı öğrenmesi saz çalmayı öğrenmesini kolaylaştırmıştır, desteklemiştir. Bu yüzden bu olay olumlu aktarmaya (transfere) örnektir.
=> Nazlı’nın gitar çalmayı tam öğrenememesi de gitar çalmayı öğrenmesini zorlaştırmıştır. Bu yüzden bu durum olumsuz aktarmaya (transfere) örnektir.




Ayla’nın Yemekleri
Ayla henüz 23 yaşında genç bir ünversite öğrencidiydi. İki kız arkadaşıyla birlikte evde kalıyordu. Ne arkadaşları ne de ayla yemek yapamıyorlardı. Tek yapabildikleri yemek makarnaydı. Bir gün Ayla, televizyonda fırında makarna tarifinin verildiğini görünce yapılışını izledi, tarifini yazdı. Daha sonra kendisi denedi. Tadı da görüntüsü de hiç fena değildi.

Ayla artık ne zaman boş vakti olsa yemek yapıyordu. Yemek çeşitleri oldukça artmıştı. Tavuk soteler, karnıyarıklar, çorbalar, pilavlar… Üstelik hepsi de oldukça lezzetliydi.

Bu durumdan Aslı da arkadaşları da çok mtluydular. Ama hiçbir zaman ilk göz ağrıları olan makarnayı unutmadılar. Onu da yaptılar ama makarnanın bile lezzeti değişmişti. Sanki eski makarnalardan eser yoktu. Her yapışında farklı bir tat katıyordu…
Ayla bugün 28 yaşında ve kendine ait şık bir restoranı var.

Bu hikayede;
=> Ayla daha önceden makarna yapmayı bildiği için, fırında makarna yapması kolay olmuştur. Yani önceki öğranmeler yeni öğrenmeyi kolaylaştırmıştır. Bu olay ileriye etkin kolaylaştırmaya örnektir.
=> Ayla çeşitli yemekleri yapmayı öğrendikten sonra makarnayı daha lezzetli yapmaya başlamıştır. Yani yeni öğrenmelerle önceki öğrenmeler daha etkin hale gelmiştir. Bu olay geriye etkin kolaylaştırmaya örnektir.


Soru:
Tolga matematik dersindeki eksikliklerini gidermek için matematik kursuna gitmiştir. Matematik dersindeki eksikliklerini tamamlayınca Tolga’nın fizik dersindeki başarısı da artmıştır. Tolgan’nın yaşadığı bu durum aşağıdakilerden hangisine örnektir?
A)     Geriye ket vurma
B)     Pekiştirme
C)     Unutma
D)     Olumlu transfer
E)     Güdülenme

Cevap için aşağıdaki parantezlerin arasını mouse ile işaretleyin.
( Cevap D  )


Ehliyet Kursiyeri Ali
Ali çok uzun zamandır araba kullanmasına rağmen ehliyet kursuna yeni yazılmıştı. Uzun zamandır araba sürdüğü için de ehliyet almanın kolay olduğunu düşünüyordu ta ki ehliyet kursuna başlayıncaya kadar. Kurstaki ilk ders ilk yardımdı, ikinci ders trafik, üçüncü ders de motordu. İlk yardım dersi o kadar değil de trafik ve motor derslerinden çıktığında Ali neye uğradığına şaşırmıştı. Araba kullandığında bu bilgileri bilmediğini, bütün trafik kurallarına uymadığını fark etmişti. Direksiyon kursu da Ali için çok kolay geçmemişti. Burada da kurallara tam anlamıyla uymuyordu. Mesela öğretmeni arabayı sollamak için sola sinyal vermek, tekrar sağ şeride geçmek için de arkadaki arabayı dikiz aynasında gördükten sonra geçmesi gerektiğini söylüyordu. Fakat Ali ne sinyal veriyor ne de dikiz aynasından görmeyi bekliyordu. Maalesef Ali’nin ehliyet alması hiç de düşündüğü kadar kolay olmamıştı. Ehliyetine ancak üçüncü sınava girişinde kavuşmuştu.

Ali’nin önceki öğrenmeleri (sinyal vermemesi, aynada görmeyi beklememesi) yüzünden yeni öğrenmeyi güçleştirmesi ileriye ket vurmaya örnektir.

Soru:
Ayşe yeni bir telefon numarası almasına rağmen numarasını arkadaşlarına verirken hep eski numarasını hatırlıyor. Yeni telefon numarasını ezberlemekte güçlük çekiyordu. Bu durum aşağıdakilerden hangisiyle açıklanabilir?
A)     İleriye olumlu transfer
B)     Geriye ket vurma
C)     Geriye olumlu tranfer
D)     Hatırlama
E)     İleriye ket vurma

Cevap için aşağıdaki parantezlerin arasını mouse ile işaretleyin.
( Cevap E  )


•     Dikkat: Bireyin bilincini bir noktaya toplamasıdır. Olgunlaşma ve güdüler neye odaklanılacağında etkilidir.



ÖĞRENME MALZEMESİ İLE İLGİLİ FAKTÖRLER

Öğrenme malzemesi, öğretilecek konu ya da bilgi kümesidir.

•     Kavram Ağı (Algısal Çağrışım): Öğrenme malzemesinin öğrencinin zihninde çeşitli çağrışımlar yapmasıdır. Örneğin kış mevsimi dediğimizde; kar, soğuk, üşümek gibi kelimeler çağrışım yapar.

Anlamsal çağrışımda zihin, kavramlar yada olayların;
=> Zıtlıklarına
=> Ardışıklarına
=> Eş zamanlılığına göre kodlama yaparak daha etkili öğrenmektedir.

•     Kavramlar Gruplandırma (Kavram Haritaları): Novak tarafından geliştirilmiş olan kavram haritası; geniş bir kavramın ilişki içinde olduğu diğer kavramlar ile iki boyutlu bir şemada gösterilmesidir. Kavram haritaları, bilginin zihinde somut ve görsel olarak düzenlenmesini sağlar. En çok, anlamlı öğrenme yaklaşımında kullanılır.

•     Algısal Ayırt Edilebilirlik: Algı, zihnin, genel bir uyaranı anlama, tanımlama ve özümleme sürecidir. Algısal ayırt edilebilirlik, öğrenme malzemesinin çevredeki uyarıcılardan ayırt edilebilmesidir. Örneğin; öğrencilerin kümeler halinde oturduğu bir sınıfta tek başına oturan bir öğrencinin olması ayırt edilebilir ve dikkat çeker. Çevredeki hareketli nesneler ve zıt renkli nesneler daha çok dikkat çeker ve algılanır.



ÖĞRENME STRATEJİSİ İLE İLGİLİ FAKTÖRLER

•     Ayrılan Zaman: Aralıklı çalışma (konunun uygun arralıklarla tekrar edilmesi) toplu çalışmaya (sınav zamanında çalışma) göre daha etkildir. Toplu çalışan öğrenciler aralıklı çalışan öğrencilere göre daha başarılı olabilirler. Fakat öğrendikleri bilgiyi kısa sürede unuturlar. Aralıklı çalışan kişilerin ise bilgileri daha kalıcıdır.

•     Konunun Yapısı: Öğrenmede etkili olan, konuların bir bütün olarak ya da parçalara bölünerek öğretilmesidir. Konuların düzenlenmesinde genel kural önce bütün, sonra parçalara bölerek ve daha sonra tekrar bütün olarak öğretilmesidir.

•     Geri Bildirim (Dönüt – Düzeltme): Öğrencinin yaptığı davranışın doğruluğu, yanlışlığı, eksikliği ve tamlığı konusunda bilgilendirilmesine geri bildirim (dönüt) denir. Geri bildirim sayesinde öğrenci kendi performansı hakkında bilgi sahibi olur. Geri bildirim anında yapılmalıdır. Aradan zaman geçtikçe öğrenme güdüsü zayıflar.

•     Öğrencinin Aktif Katılımı (Öğrenci Aktivitesi): Tüm duyu organlarının aktif olduğu, yaparak yaşayarak öğrenme en etkili öğrenmedir. Etkili öğrenmenin gerçekleşebilmesi için yapılacak etkinlikler (öcelik sırasına göre) şunlardır:
=> Okuma
=> Dinleme
=> Yazma
=> Anlatma ve açıklama


Aylin’in İngilizce Kursu
Sonunda okullar kapanmış, Aylin’in aylardır beklediği tatil gelmişti. Aylin ilk iki hafta dinlendikten sonra tatilini değerlendirmek için bir şeyler yapmak istiyordu. Neler yapabilirim diye biraz düşündükten sonra İngilizce kursuna gitmeye karar verdi.

Kursun ilk günü Aylin çok heyecanlıydı. İlk ders, öğretmeni ve diğer sınıf arkadaşlarıyla tanışmışlardı. İkinci ders Ali Öğretmen “Simple Present Tense”i işlemeye başlayacaklarını söyledi. Simple present tense konusunda genel özelliklerinden bahsettikten sonra Ali Öğretmen bu konuyu parçalara böldü. İlk olarak olumlu cümle, sonra olumsuz, daha sonra da soru cümlesi oluşturmayı öğreneceklerdi. On beş gün sonra ilk sınavlarını olacaktı.

Aylin ilk sınavdan iyi bir not almak istiyordu. Daha da önemlisi bu kursun sonunda İngilizceyi iyi bir şekilde öğrenmek istiyordu. Bu yüzden hergün düzenli olarak çalışmaya başladı. Annesinin onun için aldığı yeni başlayanlar için setinden önce kitaptan konuyla ilgili bölümü okuyordu, CDden de konuyla ilgili bölümü dinliyordu. Notlar alıyordu. Biterken örnek soruları yapıyor ve çalıştığı yerleri, yaptığı alıştırmaları ertesi gün öğretmenine gösteriyordu. Ali Öğretmen bunları kontrol ediyor, yanlışları varsa bunları gösteriyor, bazı kelimelerde yaptığı teleffuz hatalarını da anında Aylin'e söylüyordu.

Aylin ilk sınavlarında hiç hata yapmadı, sonraki sınavlarında ise neredeyse hiç hatasız yaptı. Öğretmeninin ilgisi ve kendi gayretleri sayesinde başarılı bir şekilde kursu tamamladı.

Ali Öğretmenin önce konunun tümünü verip sonra parçalara bölmesi = Konunun yapısı
Aylin’in hergün düzenli çalışması = Öğrenmeye ayrılan zaman
Ali Öğretmenin kontrol edip hatalarını düzeltmesi = Geri bildirim
Aylin’in öğrenmek için yaptığı tüm etkinlikler = Öğrenci aktivitesi


Alıntıla   
Sayfa 1 / 1
Login with Facebook to post
Önizleme