 Harika Forumcu

Kayıt: 14.07.2011 Konular: 63 Mesajlar: 9
 OFFLINE | GRAM NEGATİF, ANAEROP BASİLLER
BACTEROIDES
Etken:
• Non-fragilis Bacteroides türleri: Orofarinks florasında bulunan anaerop bakteriler; peptostreptokoklar,
non-fragilis Bacteroides türleri (Bacteroides urealyticus), Prevotella türleri ve Fusobacterium
nucleatum’dur. Burada Bacteroides fragilis grubu bakterilerin bulunmaz.
• Bacteroides fragilis grubu: İnce barsaklarda anaerop bakteri sayısı azdır. Obstrüksiyon, divertikül
gelişimi gibi nedenlerle motilitesi aksarsa, kolon florasına benzer şekilde değişim gösterebilir.
Kolon florasının >%95’i anaeroptur. Bunların büyük kısmını Bacteroides fragilis grubu bakteriler oluşturur.
Bu grup içinde kolonda en fazla bulunanlar Bacteroides vulgata, Bacteroides thetaiotamicron, Bacteroides
distasonis, Bacteroides ovatus, Bacteroides uniformis ve Bacteriodes fragilis’dir.
Bacteroides fragilis, Bacteroides cinsi içindeki, insan sağlığı açısından en önemli patojendir. Kolonda en
fazla bulunan patojenler içinde yer alsa da, sayıca diğer Bacteroides türlerinden azdır. Kolon florasının
sadece %0.5’ini oluşturur. Bununla birlikte, diğerlerinden daha virülan bir bakteri olduğu için, klinik
izolatlar arasında rastlanan en sık türdür. Diğer gram negatif anaerop bakteriler gibi Bacteroides fragilis’in
de virülansı aerop bakterilerden daha düşüktür. Başlıca virülans faktörleri şunlardır:
* Polisakkarid yapıda kapsülü olan bir bakteridir.
* Bacteroides fragilis, tipik gram negatif bakteri hücre duvarı yapısına sahip olmakla birlikte, LPS
tabakasının Lipid-A komponenti yapısal farklılık gösterdiği için endotoksin aktivitesi ya yoktur, ya da
oldukça düşüktür. Bu nedenle yol açtığı bakteriyemilerde sepsis gelişimi nadir ve hafiftir.
* Aerop mikroorganizmalar gibi, içerdiği süperoksid dizmutaz, katalaz, kollajenaz, hyalüronidaz,
fibrinolizin, nöraminidaz ve β laktamaz gibi çok sayıda enzim sayesinde aerotolerans, yayılma,
doku destrüksiyonu oluşturma ve antikor inaktivasyonu gibi yetenekler kazanmıştır.
Klinik özellikler: Klostridyal etkenlerde de sözünü ettiğimiz gibi anaerop infeksiyonlar polimikrobiyaldir.
• Non-fragilis Bacteroides türleri: Ağız içi anaeroplarıdır. Spontan gelişen akciğer ve beyin apselerinin
çoklu etkenlerindendir. Gerçekten de akciğer apselerinin %90’ından anaerop bakteriler sorumludur.
Başlıca etkenler; Bacteroides melaninogenicus (Prevotella melaninogenica), peptostreptokoklar ve
Fusobacterium nucleatum gibi anaerop bakterilerdir.
• Bacteroides fragilis grubu:
* İnfeksiyonlar, genelde cerrahi veya künt travmalar sonrasında ya da kronik barsak hastalıkları
zemininde gelişir. Bunlar çoğunlukla endojen ve apse formunda infeksiyonlardır. Apse formundaki
hemen hemen tüm intraabdominal infeksiyonlardan sorumludur. Önceki bir batın travmasına, tümör
veya spontan barsak perforasyonuna ve operasyonuna sekonder olarak gelişen apandisit, peritonit
ve karaciğer apselerine neden olur. Portal venöz dönüş nedeni ile, karaciğer apsesi, neden olduğu
en sık visseral abdominal infeksiyondur. Kolon cerrahisi sonrasında metastatik organ (örneğin
akciğer) apselerine neden olabilir.
* Anaerobik bakteriyemilerin %70’inden sorumlu ajandır. Neden, çoğu olguda (%50) bir intaabdominal
operasyon, travma, tümör, obstrüksiyon veya perforasyondur. Sepsis gelişimi nadirdir.
* Nadiren anaerobik infektif endokarditlere neden olabilir. Mortalitesi fazladır.
* Genital sistemde meydana gelen apseler (Bartholin apsesi, tubo-ovaryen apseler) polimikrobiyaldir;
sıklıkla diğer anaerop bakteriler, gonokoklar ve klamidyalarla birlikte Bactroides türleri de etkendir.
* Bacteroides fragilis, uzun kemik osteomiyelitlerinde en sık anaerop etkendir.
* Bacteroides fragilis, yumuşak dokuda en çok infeksiyona neden olan anaerop bakteridir. Diyabetik
cilt ülserleri ve bası yaralarının en sık mikst etkenidir.
* Fasiitlerde saptanan en sık anaeroplardır:
* Fournier gangreni (skrotumun nekrotizan fasiiti): Özellikle yaşlı erkeklerde görülür. Yoğun
skrotal ödem, perine ve perianal bölge nekrozlarıyla seyreden bir gangren tablosudur. Aerop
(Streptococcus pyogenes, enterokok, Escherichia coli) ve non-klostridyal anaerop (Bacteroides
fragilis, peptostreptokok, peptokok) mikst bakteriyel bir infeksiyondur. Bu tablo için başlıca
kolaylaştırıcı risk faktörleri; diyabet, alkolizm, maligniteler, steroid kullanımı, obezite ve sirozdur.
* Nekrotizan fasiit (streptokoksik gangren, Meleney ülseri): Fournier gangreninin yaygın
formudur. Etiyolojisinde ana rolü Streptococcus pyogenes oynar. Aerop ve başta Bacteroides
fragilis olmak üzere anaerop bakterilerce oluşturulan mikst bir infeksiyon söz konusudur.
Tedavi: Anaerop infeksiyonların ampirik tedavisinde;
• Beyin apsesinde; metronidazol + penisilin türevi veya 3. kuşak sefalosporin tedavisi uygulanır.
• Ağır anaerop pulmoner infeksiyonlarda; klindamisin veya metronidazol + bir penisilin türevi veya
imipenem ya da tikarsilin-klavülanik asit monoterapisi kullanılmalıdır.
• Anaerop intraabdominal, kadın genital organları, cilt ve/veya yumuşak doku infeksiyonlarında;
FUSOBACTERIUM NUCLEATUM
Hareketsiz, iğsi görünümlü, iri (3-10 μm), anaerop bir bakteridir. Ağız florasında bulunur. Özellikle bakımsız
ağızlarda fazladır. Dental infeksiyonların başta gelen etkenlerindendir. Treponema vincenti, Provatella
melaninogenica başta olmak üzere, non-fragilis Bacteroides türleri gibi diğer gram negatif anaeroplar ve
peptostreptokoklar gibi anaerop koklarla birlikte diş ile ilgili birçok mikst infeksiyon tablosuna neden olur:
• Plaut-Vincent anjini: Özellikle Treponema vincenti gibi oral anaerop spiroketlerle birlikte, bağışıklık
sistemi depresse ve/veya oral hijyeni kötü kişilerde gelişen akut nekrotizan ülseratif jinjivittir.
• Ludwig anjini (sublingual-submandibuler sellülit): Oral kaviteye yayılıp, burayı daraltabilir. Cerrahi
dekompresyon ana yaklaşımıdır.
• Noma (cancrum oris, gangrenöz stomatit): Çocuklarda, altta yatan ciddi bir hastalığı olanlarda ve
malnütrisyone hastalarda oral mukoza ve yüzde akut, fulminant ve gangrenlerle seyreden bir
infeksiyondur. Diş ve kemik kaybı görülür.
• Stomatitis ulcerosa.
• Gingivitis ulcerosa.
• Aspirasyon pnömonisi.
• Kronik otitis media ve kronik sinüzite, bu tabloların komplikasyonları olarak da beyin apsesi ve
subdural ampiyemlere yol açar.
• Karaciğer ve beyin apseleri, plöropnömonik irinli lezyonlar ve genital gangrenlere de neden olur.
GRAM POZİTİF, ANAEROP KOKLAR
PEPTOSTREPTOKOKLAR
Anaerop infeksiyonların oldukça önemli bir bölümünde (> %25) izole edilen bakterilerdir. Esasen cilt, oral,
gastrointestinal sistem ve genitoüriner sistemin doğal üyelerindendir. Hazırlayıcı ve kolaylaştırıcı faktörlerin
varlığında bulundukları floralı doğal bölgelerden steril bölgelere yayılarak hastalık tablolarına yol açarlar:
• Oral sekresyon aspirasyonu ile aspirasyon pnömonisi ve akciğer apsesi,
• Oral sekresyonun yayılması ile sinüzit ve beyin apsesi,
• Gastrointestinal sistemden yayılım ile intraabdominal apseler,
• Vajinal ve serviks florasının yayılımı (septik abortus) ile endometrit gelişebilir. Kadınlarda gelişen
peptostreptokok bakteriyemileri hemen her zaman genitoüriner kaynaklıdır.
• Diyabetiklerde diyabetik ayak gelişiminde de adı geçmektedir.
Penisilinlere ve sefalosporinlere oldukça duyarlıdırlar.
|