| 14.07.2011 09:17 |
 Administrator Genç Forumcu

Kayıt: 29.06.2011 Konular: 4 Mesajlar: 0
 OFFLINE | Uzak...Çok uzak bir yerden bahsediyorum.
O kadar uzak ki ; insanların tümü, oraya varabilmek için bin bir hayal kurar ; bin bir plan yapar.
İnsan bu tabii; en uzak, en tepedeki yere ulaşmak, "o uç noktaya ulaşan insan" olmak için yapamayacağı hiç bir şey yoktur.
Sokakta her daim gördüğünüz hatta aynada dahi o et parçaları, o kadar zırvalamıştır ki şimdiye dek; sonucunda delileri normal, normalleri deli olarak görebilecek kadar raydan çıkmışlardır.
İnsandan bahsediyoruz, evet. Bir de o çok uzaktaki yerden... Ve insanın o yere olan uzaklığından. Bu noktada kavramlar karışıyor işte.
Bir yerin uzakta olan konumu ve bir insanın bir konuma gelmesine olan uzaklık. Burda uzaklık, konum ve yer anlamsal açıdan farklılaşıyor.
Kavramlar karışırsa ne olacağını hepimiz biliyoruz değil mi? Bir düşünsenize...
Oysa insanın o yere vardığında yaşayaileceği en gerçek duygu "huzur"dur. Sadece huzur için insan,değişir.
Bu değişimler, saf benliği en dip kuytulara iter. Zihnin sonsuz alt çekmecelerinden birine atar.
Benlik, "karanlık" kuytularda kendi "aydınlığını" yaratır. |
................ www.sanatfabrikasi.wordpress.com
|